32. Sayımız Yayımlanmıştır…

SUNUŞ
Merhaba!
Kimse kusura bakmasın.
Bizim kadar Söylediği Farklı Yaptığı Farklı bir toplum ne duydum ne gördüm.
İşimiz gücümüz kendimizi övmek.
Siyaset yapanımızda da bu var, siyasete bulaşmamış olanımızda da.
Eğitimli olanımızda bunu yapıyor, hiç eğitim yüzü görmemişimizde.
Yeni mi böyle olduk. Kesinlikle yeni değil.
Dünde böyleydik, bugünde böyleyiz.
Yaratılanı hoş görürüz yaradandan ötürü diyoruz, bizim gibi düşünmeyene nefes alma hakkını bile tanımıyoruz.
Fikir hürriyeti var diyoruz, twit atan insana soruşturma açıyoruz.
Medya özgür diyoruz, hoşumuza gitmeyen habere yayın yasağı getiriyor, haberciyi yargılıyoruz.
Demokrasiyi dilimize pelesenk etmişiz, rakip partilerin genel başkanlarına saldırıyor, sandıktan çıkan sonucu içimize sindiremiyoruz.
Liyakat liyakat diyoruz, bizden olmayana, bizim gibi inanmayan, düşünmeyene iş vermiyor, bütün işleri eş, dost, akrabamıza dağıtıyoruz.
Herkes hakkıyla kazansın diyor, KPSS sınavı yapıyoruz ama mülakat oyunundan da vazgeçmiyoruz.
Kalkındık, refah içindeyiz diyoruz, iğneden ipliğe zam yapmadığımız ürün kalmadığı gibi, iki haneli enflasyon rakamlarından kurtulduğumuz da yok.
Aileye kutsal diyoruz, boşanma rakamlarımız ortada.
Bilim yaptığımızı söylüyoruz, dünyanın iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 400’de tek üniversitemiz yok.
İsraf etmeyin diye kamu spotu yayınlıyor, vaaz veriyoruz, nasihat ediyoruz, miting meydanını dolduracak sayıda ihtiyaç fazlası araçlar çıkıyor.
İstihdamda şaha kalktık diyoruz, işsiz sayımız katlanarak tırmanıyor.
İnşaat sektöründe asrın hamlesini yaptık diyoruz, konut-kira fiyatları uçuşta.
Depreme hazırlıklıyız diyoruz, ufak bir sarsıntıda telekomünikasyon sistemimiz çöküyor.
Dershaneleri kapattık diyoruz, her köşe başında yeni bir dershanenin açıldığına şahit oluyoruz.
Arabulucu, ombudsman getirdik, yeni hakim-savcılar atadık, davaların karara bağlanma süresinde kısalma göremiyoruz.
Şampiyonlar liğinde eğitim verdiğimizi söylüyoruz, öğrencilerimizin %40’ı okuduğunu anlamakta zorlanıyor.
Din eğitimini her şeyin önüne koyuyor, değerler eğitimini ilk okula kadar yaygınlaştırıyor toplumun maneviyatını güçlendirmekle övünüyoruz, fakat sevgi, saygı, hoşgörü, hak, adalet, doğruluğun kalmadığından herkes şikayetçi.
Cennet annelerin ayakları altındadır diyoruz, her gün öldürülen bir anne haberi ile güne uyanıyoruz.
Yeşili sev, ormanı koru diyoruz, altın şirketlerinin yok ettiği on binlerce hektarlık ağaçlar için izni biz veriyoruz.
İşsizlik, yoksulluk, istihdam, özgürlük, adalet, doğruluk, sevgi, saygı, hoşgörü konularında ne demişsek, uygulamada tam tersi çıkıyor.
Artılarımız yok mu? Kesinlikle var.
Ama eksilerimiz daha fazla.
Peki düzelebilir miyiz?
Kesinlikle düzeliriz.
Ne zaman?
Söylediğimiz Farklı Yaptığımız Farklı olmadığı zaman.
Özümüz ile sözümüz örtüştüğü zaman.
Kendimizi övmeyi bıraktığımız zaman.
Doğruya doğru, eğriye eğri demesini öğrendiğimiz zaman.
Sonraki sayıda görüşünceye kadar esen kalın…
KARAKEDİ 32 pdf

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*