Avrupa 10.Şiir Yarışması Sonuçlandı

Hollanda’da 22 yıldır yayımlanan aylık düşünce, aktüalite ve haber dergisi Platform ve 12 senedir yayımlanan Kadın Dergisi’nin birlikte düzenlediği geleneksel Avrupa Şiir Yarışmalarının 10.cusu sonuçlandı.

Avrupa’da yaşayan ve Türkçe yazan şair ve şair adaylarının çok sayıda eser ile yarışmaya katıldığını belirten Platform Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ebubekir Turgut, “kendi anadiliyle bir şeyler yazabilen kişiler elbette dillerini kaybetmezler. Dilini unutan nesillerin, giderek değerlerini ve zamanla kimliklerini kaybettikleri bir gerçektir. Avrupa’daki insanımız, özellikle yeni kuşaklar, dillerini ancak Türkçe literatürü takip ederek, anavatanla bağını kuvvetli tutarak, anadilinde yazarak koruyabilirler. Şiir bu işin sadece küçük bir aracı. Şiir, şair ve şiir seven için okumaya kapı açabiliyorsa çok iş yapıyor demektir diyen Ebubekir Turgut, ‘‘Avrupa’da da şairlerin yetişmesine zemin hazırlamak istiyoruz. Kendi anadiliyle bir şeyler yazabilen kişiler elbette dillerini kaybetmezler. Kendinden sonra gelen kuşaklara da aktarırlar’’ dedi.

İş adamlarımız şiir yarışmalarına pek yüz vermiyorlar gibi

Turgut, İş adamlarımız şiir yarışmalarına pek yüz vermiyorlar gibi. Şiirin ne getirisi var ki, şiir yarışmasının bir getirisi olsun şeklinde sitemde bulunan oldu. ‘‘Oysaki, yarışmaya katılan şairlere daha değerli ödüller verilebilse, daha fazla katılım, daha kaliteli ürünler gün ışığına çıkacak diye düşünüyorum’’ dedi. Ayrıca yarışmamızın duyurulmasında yaptıkları haberlerle destek olan basın mensuplarına ve sponsor olarak katkı sağlayan Sim Tronic, Park Hotel yöneticilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

DERECE ALAN ŞAİRLER VE ŞİİRLER

1. Mecit Aktürk Almanya
2. Muammer Çalar Hollanda
3. F.Ülkü Doğmuş Hollanda
4. Mustafa Akgül Hollanda

BİRİNCİ

DOSTUM

Edebi ruhuma şiar edindim
Kem kelam dilime zül olur dostum
Gönül otağını diyar edindim
Elimde tuttuğum gül olur dostum

Yüzümüz gülmezdi şayet kin gütsek
Dostumuz kalmazdı geleni itsek
İstemeden dahi gönül incitsek
Sînemiz kavrulur kül olur dostum

“Ahlak” insan için en yüce değer
İrade güçlüyse kin boyun eğer
Akıl süzgecinden geçmezse eğer
Ağızdan çıkanlar kal olur dostum

Varsın eller üzsün ilanihaye
İblise vermedik, vermeyiz paye
Dedik “gönül yapmak” yegâne gaye
İkram ettiğimiz bal olur dostum

Gafil daldırsa da sözünü kire
Niyet okumayız bakıp zahire
Yollar vardığında Münkir, Nekir’e
Diller sükût eder, lâl olur dostum

Kişiyi yücelten tevazu, haya
İnsanı alçaltan kibirle riya
Rahmân’a yâr dedik, Kur’an’a ziya
Mahşerde Resûl’üm dal olur dostum

Ayarsız çıkan söz vermez inşirah
Nefsi düşman bildik kalbi nazargâh
Ne sultan tanırım ne de padişah
Bu fânî, Rabb’ine kul olur dostum.

Mecit Aktürk

İKİNCİ

Şehr i yâr

Gönül kafesinde bülbül misali
Feryâdı figânda ahüzardayım
Aşk çölünde açan bir gül misali
İrem bağlarında şehr-i yârdayım
***
Sevda denizine yelken açalı
Seyyahlar misâli sonsuz turdayım
Dünyaya rest çekip serden geçeli
Bilmem zarardayım bilmem kârdayım
***
Çağlari dediler kuru göllere
Dört mevsim hazanda boran kardayım
Sevdanla düşeli dilden dillere
Medet ey sevdiğim başı dardayım

Aşık Çağlari Muammer Çalar

ÜÇÜNCÜ

SABRET!

Yağdıysa yığınlarca kar omuzuna,
Bahar gelip birgün eriyecek Sabret!
Hapsolmuşsa hayallerin bir kozaya,
Kelebek olup kanat çırpacak Sabret!

Akıyorsan, yönü belirsiz ırmak gibi,
Rüzgara kapılmış kuru yaprak gibi,
Hedefi belirsiz uçan bir mızrak gibi,
İnançların pusulan olacak Sabret!

Gece siyahında mumun söndüğünde,
Işığa hasret amaya döndüğünde,
Yunus misali, karanlıkta kaldığında,
Kamer sana doğup parlayacak Sabret!

Hala dile gelmemiş sözlerin varsa,
Yanmışsa canın, aah! Yükselmişse arşa,
Kalk! Üzmesin seni, ne keder ne de tasa,
Hak! Gün gelip tecelli edecek edecek Sabret!

Ümitler olmuşsa yüreğinde keder,
Farklı bir yazı yazmışsa sana kader,
Ne sevinçler kalıcıdır, ne de keder,
Sabrın sonu selamet olacak Sabret!

F.Ülkü Doğmuş

DÖRDÜNCÜ

ÇEVİRME YÜZÜNÜ

Dalıp dalıp uzaklara bakınca
Gözünü gönlünden ayırma dedi
Ayrılık ateşi özün yakınca
Ahh edip yüzünü çevirme dedi

Vefa sevdanın en temel taşı
Gönüle akmalı gözlerin yaşı
Unut gitsin kavuşmanın telaşı
Beklemeyi öğrenmelisin dedi

Sonuca bağlanma sebebe sarıl
Nefsin arzusundan güzelce arıl
Dünya pazarına ebedi darıl
Aşığın çilesi çetindir dedi

Bırak sen gururu, terk eyle ar’ı
Düşünme zararı, düşünme kârı
Çıksada karşına Saadet Sarayı
Hüzün hanesini terk etme dedi

Gidenler ardına bakmasa bile
Şikayet eyleyip düşürme dile
Razı ol çektiğin onlarca çile
Sözüne sadık ol söylenme dedi

Sana deli diyen olur aldırma
İsmin düşse alıp onu kaldırma
Aşk testini denizlere daldırma
Suyun temizini ara bul dedi

Her cemalin bir tarafı celaldir
Celalsız cemali sevmek vebaldir
Şikayetsiz beklemeler kemaldir
Gülün dikenine darılma dedi

Mustafa Akgül

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*