Selahattin Boztaş: “Yazmak için iki şey gerekir: Zihin ve kalem.” 

Söyleşi: Aslı Kemal Gürbey

Köklü bir yayınevi olan Kalan Yayınları etiketiyle basılan Selahattin Boztaş’ın “DÖNÜŞ” adlı eseri, şimdiden beğendiğim eserler arasına girdi. Kitap, insan ruhunun derinliklerine yaptığı kısa ancak etkileyici yolculuklar ve doğa tasvirleriyle okuyucunun iç dünyasına dokunan özgün bir anlatıya sahip. Bu eser, karamsarlık, umutsuzluk ve yaşamın anlamı üzerine düşündüren, içsel dönüşüm arayışını yansıtan güçlü bir metin olarak öne çıkıyor. Buyurun söyleşimize.

Yeni kitabınız hayırlı olsun Selahattin Bey. Eserinizi beğenerek okudum. Söyleşimize sizi tanıtarak başlamak istiyorum. “Dönüş“ün yazarı Selahattin Boztaş kimdir?

Teşekkür ederim. Öncelikle kimliğimin az da olsa merak konusu olması ortaya çıkardığım eserin neticesinde olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı okuyucuların nezdinde eserin kimliğini daha değerli buluyorum. 1993 Porga Çelikhan doğumluyum. Günümüzde bağlı olduğu ilçe Malatya Yeşilyurt’tur. İlkokulu mahalle okulum olan Alişar Keşifler İlköğretim okulunda tamamladım. Ortaokulu Körmolla İlköğretim okulunda, liseyi Dr. Sadettin Hacı Evliyagil Lisesinde tamamladım. Yüzüncü Yıl Üniversitesinden 2016 yılında Tarih öğretmeni olarak mezun oldum. 2018 yılında Tuzla Deniz Harp Okulunda Öğretmen Asteğmen olarak görev yaptım. Şuan Milli Eğitim Bakanlığı’nda Tarih Öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

193 sayfadan oluşan eseriniz, dili ve kurgusuyla dikkat çeken bir roman niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda, söz konusu eseri kaleme almanıza vesile olan temel yazma motivasyonunuzu paylaşabilir misiniz?

En temelde yatan şey evrenselleşmek isteyişim. Kitap yazmak isteyişimin nedeni para kazanmak veya bir hobi edinmek değil. Duygu ve düşüncelerimi bütün dünya halklarına ulaştırmayı istiyorum.

Yazarlık kariyerinizin ilk kitabı olmasına rağmen, iyi bir eser ortaya koymuşsunuz. Bunun için sizi yürekten kutluyorum. Yazmak için herhangi bir eğitim alıp almadığınız merak ediyorum?

Evet çıkardığım ilk eser olabilir fakat ben kendimi bildim bileli yazarım fakat bu yazdıklarımı ilk defa kaleme döktüm.  Beynimde ve iç dünyamda sayısızca kitap yazdım ama ilk defa düşüncelerim ilk defa yazıyla görünür bir hal aldı. Ayrıca Dönüş kitabım da sekiz yıllık bir süreç içinde tamamlandı.

Kitabınızda ihtiyar ve genç adam arasındaki belirgin yaş ve deneyim farkı, hikâyenin dinamosu gibi çalışıyor. Bu iki farklı dünya görüşünü karşı karşıya getirirken asıl odaklandığınız şey aralarındaki uyumsuzluk mu yoksa bir noktada buluşabilme ihtimalleri mi?

Yazarlığın eğitimi olmaz. Nasıl ki sevebilmenin merhamet edebilmenin bir eğitimi yoksa yazarlığın da bir eğitimi yoktur. Yazmak için iki şey gerekir: Zihin ve kalem.  Eğer eğitimle yazar yetiştirilebilseydi şuan hala en çok okunan eserler  Suç ve Ceza veya İki Şehrin Hikayesi veyahut Don Kişot olmazdı.  Yazmak için bilmek bilmek, için anlamak, anlamak için de algı gerekir. Hepsini ortaya koymak için de yetenek gerekir. Yetenek eğitimle oluşturulamaz, sadece geliştirilebilir. Bu yüzden yazarlık için eğitimi olmazsa olmaz görmüyorum.  Soruya gelecek olursak eğitim almadım ve gerekli de görmedim.

Kitap yazmak isteyen yeni yazarlara veya genç edebiyatçılara kitap yazma tecrübenizden hangi önemli mesajları iletmek istersiniz?

Hayır ikisi de değil.  Asıl vurgulamak istediğim şey kesinlikle bu kitapta tam manasıyla anlaşılmayacaktır. Çünkü kitap bütünün yalnızca bir parçasını verdi. Parça hiçbir zaman bütünü tam manasıyla yansıtmaz. Bu sorunun cevabını bende merak ediyorum fakat bu cevabı vermek için hala çok erken.

Her yazarın edebiyattan ve işlevinden anladığı farklıdır. Size göre edebiyat nedir, ne işe yarar?

Herkesin kendi hayatından tecrübe edinmesinin daha faydalı olacağına inanıyorum. Hiçbir şey ilk çıktığı noktada mükemmelliğe ulaşamaz. Kendi hatalarınla kendin yüzleşip ve bu tecrübeyi bizzat kendin edinmelisin.

Yazarların birbirinden ilham aldığı söylenir. Edebî üretim sürecinde, yazarlık yolculuğunuzu besleyen; yerli ya da yabancı edebiyat çevrelerinden etkilendiğiniz yazarlar var mıdır?

Bunun cevabını vermek çok zor. Birçok kitap okudum fakat hangisinden ne kadar çok etkilendim bilmiyorum.  Konusunu ve içeriğini çok beğendiğim kitaplar oldu fakat bu konu ve içerikler yazmak istediğim konulardan çok farklı konulardı.  Aynı konuları işlemek benzer bir dilde aktarmak benim yeteneklerimin çok ötesinde bir şey. Çünkü onların iç dünyasını besleyen şeyler ile benim iç dünyamı besleyen şeyler apayrı.  Bu yüzden kendimden olanı yazıya dökmek çok daha kolay çok daha değerli benim için.

Ben kitabınızı beğenerek okuduğumu size ifade etmiştim. Bu eseri okuyan okurların da beğeneceğine inanıyorum. “Dönüş”ün ardından yeni projeleriniz var mı?

Dönüş kitabı aslında bir giriş kitabıydı. Asıl anlatmak istediklerim ve kitabın özünü oluşturan kısımlar henüz oluşturulmuş değil.  Zihnimde oluşturduğum fakat yazıya henüz dökmediğim büyük sırlarım var.

Zaman ayırdığınız için teşekkür eder, okurlarınız bol olsun.

Ben teşekkür ederim.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*