Seydi Sucu: “Başarı, insanın içindeki eksikliği fark etmesi ve onu gidermek için harekete geçmesiyle mümkün olur.”

Söyleşi: Aslı Kemal Gürbey

Köklü bir yayınevi olan Kalan Yayınları etiketiyle basılan Seydi Sucu’nun “Mavera- Perde Arkası” adlı eseri, insanın potansiyelini keşfetme, başarıya ulaşma ve kişisel gelişim yollarındaki derinlemesine rehberliğiyle dikkat çekiyor. Kitap, başarı sürecinin evrelerini, potansiyel ve yeteneklerin fark edilmesi ve korunması konularını kapsamlı bir şekilde ele alırken, aynı zamanda alışkanlıkların değiştirilmesi ve merak duygusunun canlı tutulması gibi önemli bireysel gelişim unsurlarına da değinmektedir. Okuyuculara, içsel gücü ortaya çıkarmaları ve hayatlarını daha anlamlı kılmaları adına rehberlik eden bu eser, kendini tanıma ve geliştirme yolculuğunda önemli bir başvuru kaynağıdır.

Yeni kitabınız hayırlı olsun Seydi Bey. Eserinizi beğenerek okudum. Söyleşimize sizi tanıtarak başlamak istiyorum. “Mavera- Perde Arkası”’nın yazarı Seydi Sucu kimdir?

Teşekkürler Aslı Hanım. Kitabı beğendiğinize çok sevindim. Ben 1982 Gaziantep doğumluyum. Gaziantep’te yaşıyorum. 2012 yılında Kilis 7 Aralık Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldum fakat mezun olduğum alanda çalışmıyorum. İşin doğrusu bana kattığı şeyler olmasına rağmen isteyerek gittiğim bir bölüm olmadığı için kendimi bu alanda geliştirme isteği de duymadım. Yıllardır istediğim bir şeydi yazmak, yazabilmek. Bu hayalimi gerçekleştirdiğim için mutluyum.

166 sayfa olan eserinizi beğenerek okudum. Çok anlaşılır ve etkileyici bir motivasyon kitabı olduğu muhakkak. Merak ettiğim şey şu: Herkesin bir yazma amacı olur. Bu kitabı yazmaya sizi iten amaç neydi?

Size tekrar teşekkür ederim. Umarım kitabı okuma imkanı bulanlar da sizin gibi beğenir çünkü bu benim ilk yazma deneyimim ve takdir ederseniz ilk deneyimi olan bir yazar adayı için güzel bir motivasyon kaynağı olacaktır bu teveccüh.  Sorunuza gelince kitabın sonunda da belirttiğim gibi ben yıllardır gerek okuduklarımdan esinlenerek gerekse kendi naçizane düşüncelerimi ve gözlemlerimi notlar yazıp biriktiriyordum ki halen de buna devam ediyorum. Bu notları yazarken aslında fark ettim yazmayı sevdiğimi. Sonra hem bu notları düzenlemek hem de düşüncelerimi paylaşmak için bir kitap yazabileceğimi düşünmeye başladım ama buna yeterliliğimin olup olmadığı konusu beni biraz uğraştırdı diyebilirim. Ayrıca bunu kitaplaştırmak da bir süreç işi ve iyi bir yayınevinin önemi burada rol oynuyor. Buradan sizin vesilenizle tüm Kalan Yayınları ekibine de teşekkür etmek istiyorum. Son derece şeffaf ve pozitif iletişimleri beni oldukça etkiledi diyebilirim. Sonunda Allah nasip etti ve bu eser ortaya çıktı.  

Herkesin ihtiyacı olan şeydir başarı ama başarı bir “an” değil bir “süreç”tir. “Başarı süreci” kavramını geniş bir perspektiften ele aldığınız kitabınızda, başarıya ulaşmak için en kritik adım sizce nedir?

En kritik adım bence başarıya konu olan durumu bir plan dahilinde basitleştirecek parçalara ayırmaktır. Katedilen her bir basit aşama, tamamlanan her küçük parça; insanı bütüne yönelik ikna etmesi ve devamlılık göstermesi açısından oldukça önemlidir diyebilirim.

Bana göre, yeteneksiz ve potansiyelsiz insan yoktur, bunların farkında olmayan insanlar vardır. Potansiyel ve yeteneklerin fark edilmesi konusunda okuyuculara neler önerirsiniz?

Allah insanı mükemmel bir donanımla yaratmıştır. Bugün baktığımızda bünyenin mucizevi işlevi, onun yapabilecekleri konusunda birçok mucizeye gebedir. Dediğinize ben de katılıyorum. Bu müthiş mekanizmanın yetenek ve potansiyel olarak barındırdıklarından maalesef birçok insanın haberi olamayabiliyor. Yani sizin deyiminizle bunun farkına varamayabiliyorlar dolayısıyla o hazineler de ortaya çıkamıyor. Bu konuda, kitapta da değindiğim gibi ebeveynler önemli rol oynuyor. Çocuklarının yetenek yönelimlerini ve potansiyellerini erken yaşlarda keşfettikleri zaman haliyle bu çocuklar büyürken bu donanımlarını da geliştiriyor. Bu konuyu toplumsal açıdan oldukça önemli görüyorum. Bunun dışında elbette her yaşta insanın kendinde olan bir yeteneği ve potansiyelini keşfetmesi de gayet mümkün. Farklı konularda denemeler yapmak veya çıkarımlarla bireyin kendini test etmesi de bunları ortaya çıkarabilir.     

Merak duygusunun körelmesi konusu kitabınızda öne çıkan önemli bir başlık, ki bende bu tespitinize katılıyorum. Bireylerin meraklarını canlı tutması adına ne gibi stratejiler öneriyorsunuz?

Merak duygusunu canlı tutmak bir önceki sorunuzda da kritik rol oynayan önemli bir konu. Yani bireylerin yeteneklerini keşfetmeleri konusunda da önemli bir rolü var merak etmenin. Bizler bazen bilmediğimiz bir şeyi merak ederiz. Harekete geçip bu duyguyu gidermek için bir pratikte bulunuruz bulunmayız o ayrı bir konu. Bazen de bildiğimiz bir şeyin, bilmediğimiz bir yönünün olup olmadığı düşüncesi bu duyguyu canlandırır. Dikkat edilirse temelde bilme isteği vardır. O yüzden bu duyguyu canlı tutabilmemiz için öncelikle bilmeye istek duymalıyız.  

Genelde başarının mutluluk getirdiğine inanılır, doğrudur da, ama tarihte, mutsuzluğun kamçıladığı büyük dehalar olduğu da bir gerçek. Sizce başarılı olmak için bir miktar mutsuzluğa ve huzursuzluğa ihtiyacımız var mı?”

Başarının tek tip bir algoritmasının olduğunu düşünmüyorum. Her bireyin başarıya ulaşmak için mutsuz veya huzursuz olması gerekmez. Lakin bir eksiklik hissi gerekir mi derseniz zannımca bu daha da geneli kapsayan bir sebep olur. Evet başarı için insanın bir eksikliği giderme hissiyatı duyması gerekir diyebilirim.

Yazarların birbirinden ilham aldığı söylenir. Şunu merak ediyorum: İlham aldığınız yerli veya yabancı yazarlar var mıdır? Varsa, onların hangi yönleri sizi etkiledi?

Elbette yazar aynı zamanda okurdur ve okuduğu yazarlardan etkilenmesi, ilham alması bu işin tabiatı diye düşünüyorum. Çok değerli ve derin eserler veren birçok yazar var ve ciddi emekleri ve çalışmaları söz konusu. Ben elimden geldiğince ve eserlerine ulaşabildiğim ölçüde bunlardan faydalanmaya çalışırım ama özellikle bir yazar belirtemem.

Ben kitabınızı beğenerek okudum. Okurların da beğeneceğine inanıyorum. Seydi Sucu yeni eserler versin isterim. Hazırlık içinde olduğunuz yeni çalışmalarınız var mı?

Teşekkür ederim tekrar. Aslında bu tarz bir kitap yazmanın benim için tatlı bir yoruculuğu oldu ve bu kadarını tahmin edememiştim. Şu an hazırlık içinde olduğum bu tarzda bir çalışmam yok ama yazmak istediğim bir roman var. Dilerim bir gün onun da söyleşisini yaparız.

Zaman ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.

Rica ederim. Kaliteli sorularınız için ben teşekkür ederim.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*